Bolşevikler ve Menşevikler
Anti-Komünizm propagandasının çıkış noktası, yani kaynağı, ortak olunca en azılı anti-komünistlerin ve bu yalanlara inanmış insanların söyledikleri de tek tip oluyor. Yeri geldiğinde, ortaya attıkları yalan ortaya çıkarıldığında, bu yalanları daha farklı şekillere sokabiliyorlar.
Bu yalanlardan biri de Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi’nde ( RSDİP ) II. kongre sonrası ortaya çıkan bölünme ( ”Bolşevik” ve “Menşevik” ) ile ilgilidir. Sözde Lenin baskı uygulayarak insanları Bolşevik yapmakta ve azınlıkta kalanları daha fazla ezmektedir. Rusça’da bolşevik çoğunluk menşevik azınlık anlamındadır. Bu yalanı uyduranlar da işin aslını bilmelerine rağmen bunu parti eksenli olmaktan çıkartıp halk nezdinde yorumluyorlar. “Lenin halka baskı uygulayarak insanları bolşevik yaptı!” Bolşevizmin ve Menşevizmin ne olduğunu bilmeyen insanlar için kullanılabilecek çok güzel bir yalan materyali! Ancak böyle olmadığını biraz sonra açıklayacağız. Örneğin Harun Yahya’dan şu alıntıyı yapalım :
Leninistler, gerçekte sayıları az olmasına rağmen, çeşitli baskı yöntemleriyle “çoğunluk” haline geldiler ve Rusça “çoğunluk” anlamına gelen “Bolşevik” sözüyle anılmaya başladılar. Diğer grup ise “azınlık” anlamına gelen “Menşevik” sözüyle adlandırıldı. ( Komünizm Pusuda )
RSDİP’nin II. kongresinden sonra bir bölünme yaşandı ve bu bölünmenin sebeplerinden biri de şuydu:
Lenin’in formülasyonu, Parti Programını kabul eden, Partiyi maddi yönden destekleyen ve onun örgütlerinden birine mensup olan herkesin Parti üyesi olabileceğini söylüyordu. Martov’un formülasyonu ise, Parti Programının kabul edilmesinin ve maddi desteğin Parti üyeliği için mutlaka gerekli olduğunu kabul ederken, Parti örgütlerinden birine katılmayı şart olarak görmüyor, bir Parti üyesinin mutlaka Parti örgütlerinden birine üye olması gerekmediği görüşünü savunuyordu.
Lenin, Parti’yi, üyeleri kendi kendini Partili sayamayacak olan, bilakis ancak Parti örgütlerinden biri tarafından Partiye alınabilecek ve dolayısıyla Parti disiplinine boyun eğecek olan örgütlü bir müfreze olarak görüyordu. ( SBKP(B) Tarihi, J. Stalin )
Buradan anlaşılan şu ki, Lenin etrafında toplananlar partiye üye olacak kişinin niteliğine bakarken, diğer grup partiye üye olacak kişinin niteliğine bakmıyordu. Buradan anlıyoruz ki Lenin’in herkesi zorla bolşevik yapmaya çalıştığı yönündeki iddia tamamıyla yalandır. Eğer Lenin herkesi partiye almış olsaydı 1917 devrimi gerçekleşmezdi. Kaldı ki Lenin için azınlıkta veya çoğunlukta olmak gibi bir sorun yoktur. Lenin her zaman Marksizm’in açtığı yoldan ilerlemiştir ve hiçbir zaman “popüler” olmak iddiasında değildir.
Asıl mesele şudur, bu bölünme parti içindedir ve Lenin insanları bolşevik olsun diye zorlamamıştır. Bunu halk temelinde göstermeye çalışan kişilerin alıntısı yukarıdadır. Sanki Lenin şiddet kullanmışta insanlar bolşevik olmuştur! Böyle birşey mümkün değildir, mümkün olsa dahi insanlar bunu yapan bir partinin peşinden gitmezler. Bu bile herşeyi açıklar. Ancak Stalin’den bir alıntı daha yaparak konuyu tam olarak anlaşılır kılabiliriz :
Bu andan itibaren, Parti Kongresindeki seçimlerde oyların çoğunluğunu (Rusça: Bolşinstvo) alan Lenin’in yandaşlarına Bolşevikler, ve oyların azınlığını (Rusça: Menşinstvo) alan Lenin’in hasımlarına da Menşevikler adı verildi. ( SBKP(B) Tarihi, J.Stalin )
Hiç bir yerde göremedikleri bu demokrasi tipini Rusya’da devrim yapmış bir partinin içinde görüyor olmaları sanırım bu çevreleri fena halde kızdırmış! Tevekkeli değil, Bolşevik Partisi!
Tags: bolşevik, harun yahya, lenin, menşevik, RSDİP
You can comment below, or link to this permanent URL from your own site.