“Terörist” Lenin
“Karl Marx, bir siyasi partinin veya hareketin lideri değildi. Sadece bir teorisyendi. İnsanlık tarihini diyalektik materyalizme göre kurallara oturtmaya uğraşmış, buna göre geçmişe yorumlar getirmiş ve gelecek hakkında kehanetlerde bulunmuştu. Marx’ın en büyük kehaneti ise devrimdi. Kapitalist düzenin ayaklanan işçiler tarafından yıkılacağını ve bu devrimle birlikte “sınıfsız toplum” doğacağını vaat etmişti.”
Bütün kitap boyunca Marks’ı tarihinin en cani insanı olarak tanıtan Harun Yahya ne oldu da şimdi bir anda o “sadece bir teorisyendi” demeye başladı? Çükü Lenin Marks’ın öğretilerini alarak görkemli bir devrim gerçekleştirmiş ve bu devrim insanlara umut olmuştur. Harun Yahya bu devrimin önemini azaltmak, dahası onu küçük görmek için Marks’ın teorilerini Lenin’in de görkemli devrimini zedelemeye çalışmaktadır. Elbette ki bunların hepsi safsatadır. Kaldı ki Lenin de bir teorisyendir ve Marks yalnızca yorumlamamış, dünyayı değiştirmek için mücadele etmiş bir devrim insanıdır. Bunu da Feuerbach üzerine yazılmış 11. tezde dile getirmiştir :
“Filozoflar dünyayı yalnızca çeşitli biçimlerde yorumlamışlardır; oysa sorun onu değiştirmektir.” ( Feuerbach Üzerine Tezler – XI )
“Marx 1883 yılında öldü. Aradan yıllar, hatta on yıllar geçmesine rağmen, Marx’ın haber verdiği devrim bir türlü gerçekleşmedi. Avrupalı kapitalist ülkelerde, devrim gerçekleşmesi bir yana, işçilerin çalışma ve hayat koşullarında kısmen de olsa iyileşme yaşandı ve işçi-burjuvazi gerilimi azaldı. Devrim gerçekleşmiyordu ve gerçekleşeceği de yoktu.”
Diye devam ediyor Harun Yahya. İnsanları bu kadar küçük düşürmek için uğraşmanın sebebi nedir? Kendi ağzıyla da kabul ediyor bunu “ve işçi-burjuvazi gerilimi azaldı”. Demek ki böyle bir gerilim var ve siz de bunu kabul ediyorsunuz. Ne kadar Marks’ı ve Lenin’i çarpıtmış olsanız da onlardan bir şeyler öğrenebilmişsiniz! Evrimcilerden öğrendiğiniz gibi..! Üzgünüm bir yanlışı düzeltmeliyim, siz burjuvazinin tarafında olarak, sınıf savaşımı konusunda bizden daha bilgilisiniz zaten!
I. Paylaşım Savaşının çıkması, iyi gidişatın bir sonucu mudur? Bunlara cevap verebiliyor mu? Hayır, yalnızca söylüyor. Rusya, Rusya deyip duruyorsunuz, Rusya’daki işçi katliamlarını biliyor musunuz? Kanlı pazarı? Biliyorsunuz da söylemek işinize gelmiyor.
“İşçilerin ve köylülerin hareketinin bütün ülkede müthiş bir kasırga gibi estiğini gören Çarlık hükümeti, devrimci harekete dur demek için bütün tedbirlere başvurdu, işçilerin grev ve gösterilerine karşı gittikçe daha sık askeri güç kullanıldı; kurşun ve kamçı, hükümetin işçi ve köylü eylemlerine verdiği her zamanki karşılık haline geldi; hapishaneler ve sürgün yerleri doldu taştı.” ( SBKP(B) Tarihi ikinci bölüm )
Devam edelim. Harun Yahya şunu öne sürüyor :
“Bu ortam içinde, Marx’ın ölümünden yaklaşık 20 yıl sonra, bir başka önemli isim Rusya’da ortaya çıktı. Marxistler’in kurduğu Rus Sosyal Demokrat [İŞÇİ – burasını unutmuşlar(!)] Partisi içinde giderek yükselen Vladimir İlyiç Lenin, Marxizm’e yeni bir yorum getirdi. Lenin’e göre, devrimin kendi kendine olması mümkün değildi, çünkü Avrupalı işçiler burjuvazi tarafından kendilerine sağlanan imkanlar tarafından oluşturulmuştu, diğer ülkelerde ise zaten kayda değer bir işçi sınıfı yoktu. Lenin bu duruma militan bir çözüm önerdi: Devrim, Marx’ın öngördüğü gibi işçiler tarafından değil, işçiler (yani Marxist literatüre göre “proleterya”) adına hareket eden, profesyonel devrimcilerden oluşan, askeri bir disipline sahip “Komünist Parti” tarafından gerçekleştirilecekti.”
Nasıl olduysa oldu Harun Yahya Lenin’e akıl vermeye başladı: “Lenin, hata yapıyorsun! Komünist Partisi işçi sınıfının yanındadır. Terörizm ile uğraşmaz. Gel bu sevdadan vazgeç. Proletaryayı öncü sınıf olarak al” Aynen böyle(!) Acaba bu bayların önüne Devrimci Maceracılık isimli makaleden şu alıntıları yaptığımızda ne cevap verecekler? (Devrimci Maceracılık – Ne Yapmalı? V.İ. Lenin – SBKP(B) Tarihi J. Stalin incelenebilir. ) Ayrıca “Yönetmeyi nasıl öğrendik” isimli kitabı da okumalarını tavsiye ederiz. Sözde Lenin proletaryanın devrime öncülük edemeyeceğini anlamış(!) küçük silahlı birlikler kurmuş(!) Okuyalım :
“ (Sosyalist-Devrimciler isimli oportünist gruptan bahsediyor) İkincisi, Balmaşov’un Sipyagin’i öldürmesi ve bazı devrimcilerin düşüncelerinde yeniden terörizme doğru bir dönüşün meydana gelmesidir”
“Sosyalist-Devrimciler bir yandan, biz teröristlerin hatalarını, tekrarlamıyoruz, dikkatleri kitleler arasında çalışmadan saptırmıyoruz, diye bizi temin ediyorlar; bir yandan da, Balmaşov’un Sipyagin’i öldürmesi gibisinden eylemleri Partiye hararetle tavsiye ediyorlar.”
“Sosyalist-Devrimciler, yararsızlığı Rusya devrimci hareketinin tecrübeleriyle ispatlanmış olan terörizmi savunurlarken, terörizmi sadece kitleler arasındaki çalışmaya bağlı olarak kabul ettiklerini, bu yüzden de Rusya Sosyal-Demokratlarının bu mücadele metodunun yararlılığını çürütmek için (kaldı ki, bu metodun yararlılığı uzun bir zamandır çürütülmüş bulunuyor)” (vurgu bize ait)
“Sosyal-Demokratlar maceracılığa karşı her zaman uyarıda bulunacaklar ve kaçınılmaz olarak tam bir hüsranla sonuçlanan hayalleri amansızca teşhir edeceklerdir. Devrimci bir partinin ancak devrimci sınıfın hareketine fiilen rehberlik ettiği zaman adına layık olabileceğini akıldan çıkarmamalıyız” ( vurgu bize ait )
Harun Yahya gene bilindik taktikle hareket ediyor. Önce Lenin’in ve RSDİP ( Rusya Sosyal-Demokrat İşçi Partisi )’nin ortaya koyduklarını revize ediyor. Onları birer “terörist” gibi gösteriyor. Ardından “Lenin’in ortaya attığı bu teoriyle birlikte komünizm, eli silahlı terör gruplarının ideolojisi haline gelmiş oluyordu.” Diyor. Bunun üzerine de bağlamından koparılmış birkaç alıntı yapıyor. Al sana “terörist”(!) Lenin ! Lenin’in abisi Aleksandr Ulyanov Çar III. Aleksandr’ın öldürülmesi girişiminde bulunduğu için asılmıştır. Lenin hayatı boyunca yararsız ( işçi sınıfı için yararsız ) bu teoriyi her zaman amansızca eleştirmiştir.